Urla’dan Şarap Yolu Tarihi Yazma Denemesi

Urla’dan Şarap Yolu Tarihi Yazma Denemesi

 Urla’da şarap üretimi milattan önceki yıllara uzunsa da ben o kadar eski bağları ve üreticileri gezmediğim için o kadar derinlere gitmeyeceğim….  Yeni Türkiye’deki Urla’yı ve Urla şarap tarihini, Urla Şarap Yolu’nu ve kısa şarap yolculuğumuzu yazamaya çalışacağım... 
 
Geçtiğimiz günlerde Urla Bağ Rotası adıyla büyük bir tanıtım yapılan ve gastronomi turizminin, Türkiye Şarap Yolları’nın öncesi olmaya aday  Urla Bağ Rotası projesini izlemek çok keyifliydi…
 
Bizim Urla şaraplarını keşfimiz bundan 10-15 yıl öncesine uzanır… Şarap serüvenimizin başlangıç yılları, bugün ki anlamda ilk şarap yolu gezimizi (bağ rotası / bağ yolu) 1999 yılında Kapadokya’da Turasan , Kocabağ, Kızılırmak, Taskobirlik ve plastik tanklarda katıksız saf şarap yapan irili ufaklı üreticilerimizi ziyaret ederek başlamıştık…. Sonra ki yıllarda Trakya, Tekirdağ, Şarköy… O yıllarda üretim yapan neredeyse bütün üreticileri, bugün kendileri hatırlamasa da ziyaret etmiştik…. Birde Bozcaada, Gökçeada’da şarap yolculuklarımızda üreticilerle sınırlı kalmayıp Ada’larda yapılan ev şaraplarının bile peşine düşmüştük… Bu vesileyle tanıdık; Barba Yorgo’nun reçine şaraplarını ve Rakı şişelerine yaptığı mitsel şaraplarının üstadı Tepeköylü Yanni Amcayı…
 
Neyse biz Urla’ya dönelim… Yıl 2006 o yıllarda Alaçatı henüz sakin şehirdi. Çeşme Bağları şaraplık üzüm vermeye başlamış. Büyülübağ Cabernet Sauvignon 2005’in çıkışıyla da bir anda popüler olmuştu. Fazlaca aranarak da olsa bulduğumuz Çeşme Bağları bölgedeki ilk şarap üreticisi ziyaretimizde olmuştu. Her ne kadar hayatın hiç şarap içmeyen bir işletme yöneticiyle şarap konuşsak da yine de iyi idi… Çeşme’de Çeşme şarabı içiyorduk… 
 
Dönemim popüler mekânlarında Agrilla’daki öyle yemeğimizde Urlice’yi sorduk. Aslında biz gerçek bir şarap severde olması gereken temel özelliği ile hareket ediyor. Gittiğimiz bölgede var olduğunu bildiğimiz şarabı istiyorduk. Israrlarımız sonucu sanırım Urlice Cabernet Sauvignon 2004’ü yemeğimizle fazla uyumla olmasa da yudumladık… Böylece kişisel şarap tarihimizin ilk Urla Şarabın tatmış olduk. Agrilla’dan Reha Öğünlü’nün telefonu alarak, Urla’nın ilk şarap üreticisi olan Urlice’yi ziyaret çalışmalarını başladık… Alaçatı İzmir dönüşünde, yoğun telefon trafiği sonrasında ulaştık Urlice Bağları’na….
 
İşte o gün Urla şarap tarihinin, Urla şarap yolunun başlangıcıdır bizim için… Aslında o günler için fazla alışık olmayan bir durumda bizim ziyaretimiz… Reha bey ile fazla uzun olmasa da keyifli bir şarap sohbeti yaptık… Ondan sonra neredeyse her yıl Urlice Bağları’nın ziyaret ettik. Ömrümüz oldukça gitmeye de devam edeceğiz… Her ziyaretimizde sevgili Bilge ve Reha Öğünlü’den başka bir şarap üreticisi, başka bir şarap haberi aldık. Şaraplarımızı alıp Urlice’de ayrılırken, Urla’nın şarap tarihini değiştirecek, yeniden milattan önceki yıllara dönmesini sağlayacak… Urla Şarapçılığın, Urla Bağları’da derin uykusundan uyanmaya hazırlanıyor, Urla’nın ve dünyanın en modern şarap üretim tesislerinin temelli atılıyordu… Bugün Can Ortabaş ve Bülent Akgerman’nın şarap tutkuları, ekonomik vizyonları, rekabet üstü bir birliktelikle Urla’yı, Urla Şaraplarının öne çıkarma gayretleri, Urla Bağ Rota’sı ve Urla gastronomi turizmin gelişmesinin en önemli bir lokomatifin oluşturuyor… Bornova Misketi, Urla Karası ve Gaydura gibi yerel üzümleri yeniden şaraba kazandırmalarını görmek her şarap sever gibi bizi de keyiflendiriyor… Yine o yıllarda Foça Karası yeniden şarap dünyamıza kazandıran Ayda ve Uğur Kalelioğlu’nun Serpil ve Can Şener'in isimlerin baş harflarinden kurdukları Usca’sı, bugün Ruhet Genç ve kızı Aylin Eda Genç’in ile yoluna devam ediyor…
 
Aslında Urlice’yi her ziyaretimizde yeni bir üreticinin varlığından da haberdar oluyor iletişime geçiyorduk… Bunlardan biri de Prof.Dr.Metin Güner kurduğu ve çocukları Meltem ve Mert ile birlikte yollarına devam eden Şatomet… İlk Şatomet ziyaretimiz sevgili Meltem Atalay’ın, büyük bir nezaket örneği gösterip,Urlice Bağları’na gelerek, Urlice’den bizi kelimenin tam anlamıyla “dağ başındaki” Şatomet Bağları’na götürmesiyle başladı… Metin beyin keyifli sohbeti, bir birinden özel şarabi icatları Şatomet ayrı kim kişilik katıyor… Tam bir Vigneron üretici… İlk burada tatmıştık Siyah Bornova Misket’inden yaptıkları şarapla… Anlaşmalı bağlarındaki Shiraz asmaların yok olmasına razı olmayıp, bağların kendi bağlarına taşınma öyküsüne burada tanıklık ettik…
 
Bugün, Urla’nın en büyük üretim kapasitesiyle ve modern tesisleri ve hemen yanı başındaki Uzbaş Çiftliği dikkatleri çeken ve her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Urla Şarapçılık… Urla’nın başka bir zenginliği olarak karşımızda… Can Ortabaş’ın Urla ve Urla Şarapçılığı heyecanı ilk tanıştığımız günden beri hep aynı ve hatta artarak devam ediyor… Yakalayabildiğimiz sakin zamanlarında ziyaret etmeye özen gösteriyoruz…
 
Moziak, Limantepe, Urla Bağevi, Urla’da çalışmalarını duyduğumuz şarap yolculuğuna yeni katılan bizim henüz tanışmadığımız üreticilerimiz… Zamanın keyifli dilimlerinde güzel şaraplarını tatmayı bekliyoruz…
 
Yolunun hep şaraplı ve açık olmasını dilediğimiz Urla Bağ Rota’nın, ülkemizde başka bağ rotalarını, başka şarap yollarını açılmasına öncülük etmesini ümit ediyoruz… Trakya’da başlayan daha önce başlayan Trakya Bağ Rotası’nın gelişerek güzelleşmesini, Kapadokya, Manisa, Denizli, Ankara, Elazığ, Tokat başta olmak üzere şarabın olduğu her yerde olmasını ümit ediyoruz…
 
Kadehinizde sevdiğiniz Urla Şarabı eksik olmasın…
 

9/30/2016
Mesaj Gönder
© 2010 keyifnotlari.com Tüm hakları saklıdır.

Yemek, şarap kültürü üzerine yazı, değerlendirme ve yorumların olduğu bir içeriğe sahip enogastronomi sitesidir.

Burada yer alan yazılar, değerlendirmeler ve yorumlar hiçbir markanın reklamına,tanıtımına yönelik değildir. Hiç kimseyi alkole özendirmeyi amaçlamaz. Yaşam biçimimiz olan yemek ve şarap kültürü üzerine özgürce düşüncelerimizi paylaştığımız enogastronomi düşünce platformdur.

Unutmayın ki: Bütün faydalı şeyler gibi alkollü içeceklerde fazla tüketildiğinde insan sağlığına zararlı olabilir.

alkol dostunuz değildir.