Sütçünün Oğlunu Kim Şarapçı Yaptı?

Sütçünün Oğlunu Kim Şarapçı Yaptı?

Bugün “Şarap dünyasının en etkili ismi kimdir?” diye sorarsanız, çoğu şarapsever size Robert Parker cevabını verecektir. Doğrudur da…
PARKER aynı ünlü dolma kalem markasındaki gibi..
Peki Parker neden bu kadar ünlü ve etkilidir.
Genç Parker Maryland da bir süt üretim çiftliği olan ailenin tek çocuğudur. 1967 yılında Fransız sevgilisi üniversite 3. sınıf öğrecisi Patricia’yı Strasburg’da ziyerete gidene kadar şarapla hiçbir  yakın ilişkisi olmamıştı. Şaraptan haberi bile yoktu.
Bugün Patricia ile 44 yıldır evlidir ve ondan çok düşkün olduğu bir kızı vardır.
Parker 1967 yılında Fransa'ya gelir şarapla tanışır ve hayatı bir peri masalındaki gibi değişir.
Parker’in bugün dünyada bir eş yoktur. Bundan önce de yoktu bundan sonra da olacağı çok mechuldür. Beatles gibi yani…
Kendisi şarap dünyasını terk ettiğinde arkasından bir benzeri gelmeyecek nadir bir insandır, ender bir burun,eşsiz bir damak hatta menendi bulunmayan bir beyindir.

Basit ve çok çalışkan bir aileden gelmesi ona mütevazi olmayı öğretmiştir. Ahlaki değerleri çok gelişmiş olmasına karşın, hayattan zevk almayı ve eğlenmeyi aynı gençliğindeki gibi bilmekte ve sürdürmektedir.
Parker şarap dünyasının en önemli kaynaklarından “Wine Advocate” adlı derginin temellerini 37 yıl önce atmış ve bu süre içinde düzenli olarak şarapla ilgili tadım notları ve makaleler yayınlamıştır.
Amerika birleşik devletlerindeki şarap tüketicisini düşünerek başlattığı tamamen bağımsız şarap tadım yazıları onun rehberliğinde şarap dünyasının eksenini belirleyici olmuştur.
Sonraki yıllarda tüm dünyayı kapsamaya başlayan yayınları ile şarap dünyası onunla yatar onunla kalkar olmuş, ağzıdan çıkacak kelimeleri bekler olmuştur.

Kuzey ve güney Amerikayı, Fransa, Güney Afrika, İtalya, İspanya hatta Bulgaistan, Romanya ve daha da öteye giderek Fas gibi diğer kıtalar ve değişik ülkeler takip etmiştir. Özel ilgi alanı Bordeaux ve Napa Valley’dir. Gücünü kendi seçip eğittiği ekibi ile birlikte yılda 10.000 lerce şarabı tadıp 100 üzerinden puan vermesiyle kazanmıştır. Tek başına hergün 150-175 şarap tadmaktadır. Her yıl şarap üreticileri yeni ürünleri için Parker ne not verecek diye nefeslerini tutup beklerler. Çünkü Parkerden yüksek not alanların şarap fiyatları uçuşa geçerken kötü not alanlar yere yapışırlar. Parker bir şarap tadımcısından çok daha fazlasıdır. Bir üreticiyi servet sahibi yaparken bir başkasının felaketini hazırlayabilir. İşte bu nedenle kedisini sevenler kadar nefret edenleri de vardır.
2 yıl önce “Wine Advocate” dergisini Singapurlu bir şirkete sattı. Ancak kendisi işini yapmaya devam etmekte tatmakta ve yazmaktadır. Fransız önceki başkanlarından Chirac’dan  Legion d’Honneur’ünü almış, Bordeaux’nun şarap büyükelçisi ilan edilmiştir. Şimdilerde anılarını hazırlamaktadır.

Parker tad alma tomurcuklarının tecrübeyle geliştiğine inanıyor. Aslında bilim de böyle söylüyor. Ancak yaşla bu yeteneğimiz kaybolmaya başlıyor. Kendisi şarap tadımını bir eşyayı 3 boyutlu görmeye benzetiyor. Kitap, isim, film hafızası şarap hafızasını yanında solda sıfır gibi kalıyor.

Bordeaux da ilk tadımlarını yaptığında Saint-Emilion, Pomerol, Fronsac bölgesi şaraplarına torpil yaptığı söylendiğinde şöyle cevap veriyor; “Ben sadece İngilizlerin Medoc bölgesine aşırı önem verip, sağ yaka merlotlarını ihmal ettiklerini ortaya çıkardım. İşin aslı budur” diyor.
Günde 175 değişik şarap tadan vu 70 lik amerikalının ciddi sağlık sorunu yok.  Kalbi sağlam, böylesine yoğun tadım programı vücudundan çok beynini yoruyor. Burada şarapları içmediğini sadece tadıp tükürdüğünü söylemeye hacet yoktur sanıyorum.
Yeni yeni sevmeye başladığı Graves ve Pessac-Leognan bölgesi şarapları için bu bölgenin giderek daha iyi şaraplar ürettiğini ekliyor. Eşinin ve diğer şarap eleştirmenlerinin düşündüğünün aksine  özel bir “Parker zevki” veya özel bir “Parker damağının” olmadığına inanıyor. bazı şarapları öne çıkardığını kesinlikle reddediyor.

Makul bir fiyata uygun bir kav oluşturmak isteyen şarap meraklılarına önerileri ise şöyle;
Değişik tarzda üretilmiş şaraplar tadın, değişik aroma ve bukeleri tanıyın, en iyi eğitimin tadım olduğunu unutmayın. Şarap tadımları “Parker’in yazdıklarını okuyup ezberlemekten daha önemlidir” diyerek ne kadar müzevazi olduğunu göstermekten kaçınmıyor. “Ne kadar çok tadarsanız o kadar iyi öğrenir, beyninizdeki kütüphaneyi zenginleştirir, sonuçta bilgili ve mutlu bir şarapsever olursunuz”.  İşte hepsi budur” diye özetliyor.

10/21/2014
Mesaj Gönder
© 2010 keyifnotlari.com Tüm hakları saklıdır.

Yemek, şarap kültürü üzerine yazı, değerlendirme ve yorumların olduğu bir içeriğe sahip enogastronomi sitesidir.

Burada yer alan yazılar, değerlendirmeler ve yorumlar hiçbir markanın reklamına,tanıtımına yönelik değildir. Hiç kimseyi alkole özendirmeyi amaçlamaz. Yaşam biçimimiz olan yemek ve şarap kültürü üzerine özgürce düşüncelerimizi paylaştığımız enogastronomi düşünce platformdur.

Unutmayın ki: Bütün faydalı şeyler gibi alkollü içeceklerde fazla tüketildiğinde insan sağlığına zararlı olabilir.

alkol dostunuz değildir.