Rakı mı  Şarap mı

Rakı mı Şarap mı

Uzun yıllar Türkiye’de içki denilince öncelikle Rakı akla gelir, aslan sütü olarak anılır,akşam sofralarının vazgeçilmezi olarak nitelenirdi... Son yıllarda Avrupa mutfağı şehir hayatına girince şarap da sosyal yaşama daha fazla girmeye başladı.. Bir dönem basında; rakı mı ? şarap mı ? karşılaştırmaları bile yapıldı.. Doğrusu soru baştan yanlıştı.. Rakı ve şarap birbirleriyle asla karşılaştırılmaması gereken, yapıları ve özellikleri birbirinden çok farklı iki ürün.. Rakı yüksek alkollü, anasonla aromatize edilen bir distile içki, şarap ise; taze üzümden üretilen bir fermente içki.. Rakı ile şarabı karşılaştırmak ise; elma ile armudu karşılaştırmak gibi bir yaklaşım..
Rakı sözcüğünün kökeni konusunda farklı iddialar olsa da, arak veya razakı sözcüklerinden türediği sanılmaktadır. “Araki” Arapça da “terleten” anlamındadır ve sözcük zaman içinde “Iraki” şeklinde dönüşüme uğramıştır. Bir diğer iddiaya göre; “Irak”tan gelme anlamındaki “Iraki” sözcüğünden türemiştir. Nitekim, Kerkük’te ve Lübnan’da “kuru üzüm”den üretilen “Arak”ın tarihi, “Rakı”dan daha eskidir. Çok ciddiye alınmasa da, “rakı”nın “razakı” üzümünden üretildiği için “rakı” adını aldığı görüşü de vardır.. Günümüzde rakı ve benzeri anasonla aromatize edilen içkiler; Yunanistan’da “Ouzo” ve “Tsipouro”, İtalya’da “Sambuca”, Fransa’da “Pastis” ve “Ricard”, İspanya’da “Cazalla”, Lübnan ve Suriye’de “Arak” olarak karşımıza çıkar.. Bazı kaynaklar, İtalyanların ilk kez M.S. 9. Yüzyılda Sicilya’da “Toutone” adı ile  anasonla aromatize edilen, bugünkü rakı ve anasonlu içkilerin atası kabul edilecek bir içki ürettiğini belirtirler.. Kökeni ne olursa olsun, Rakı kültürü ve adabının bizim topraklarımızda şekillendiği doğrudur. Avrupa mutfak kültüründe ise; yüksek alkollü içkinin yeri sıcak yemeğin yanı değildir. “Pastis” ve “Ricard” Fransa’da yemek öncesi alınan aperitif (iştah açıcı) içkilerdir..
Ünlü  hekim İbn-i Sina (M.S. 844-932) eserlerinde alkolün kendisinden bir yüz yıl önce yaşamış “Sufi Geber” olarak da bilinen, Arap Kimyasının babası olarak kabul edilen; alkimist, eczacı, astronom, filozof  “Abu Musa Jabir ibn Hayyan”(M.S 721-815) tarafından şarabın  damıtılmasıyla  elde edildiğini belirtmektedir. Bazı kaynaklar “Jabir”in Arap değil, İranlı olduğunu da söylemektedirler. “Alkol” sözcüğü ise Arapça  belirtme takısı olan “al” ile kaş boyamada kullanılan rastık tozu anlamındaki “kühl” ekinden türemiştir. Bazı kaynaklarda, Mısırlıların M.Ö. dönemde de adını koymasalar da, yanıcı bir sıvıdan haberdar olduklarını, M.S 3. ve M.S. yüzyılda Yunanlıların bugünkü imbiğe benzer damıtma aygıtları ürettiklerini belirtmektedirler.. Damıtma ile üretilen “alkol” önce hekimlik ve kimya sanayinde kullanılmış, sonra “alkol”ün keyif verici yanı da ortaya çıkarılmış ve Latince’de “Aqua Vitae” (hayat suyu-hayat iksiri) adını almıştır.
Çok değil, bundan 15 yıl önce Tekel’in ürettiği, belli kalitede üretilen, ancak çeşitlemesi olmayan Rakılara mahkumduk.. Yeni Rakı, Altınbaş, Kulüp ve Tekirdağ vardı.. Tekel’in özelleşmesiyle, adeta Rakı devrimi yaşıyoruz.. Bugün neredeyse Türkiye’de 50 farklı Rakı üretiliyor.. Rakı üretiminin lokomotifi “Mey İçki”… Rakı sektörünün % 80’den fazlasını ellerinde bulunduruyorlar..İzmir’in Efe Rakı’sı da önemli üretici olarak karşımıza çıkıyor..
Rakı, Osmanlı’da ilk devirlerden itibaren bilinse de, dinsel nedenlerle Müslüman halk tarafından içilmemiş, ancak Tanzimat ile birlikte resmen vergi uygulanmış, Düyun’u Umumiye’ye (Hazineye) vergi geliri sağlanmıştır. Önceleri Rakı, ince kenarlı küçük cam bardaklarda, soğuk mezelerle içilirken, sonraki yıllarda sulandıra sulandıra sıcak yemeğin ortasına çekilmiştir..Günümüzde maalesef, milli içkimiz olarak nitelediğimiz  Rakı’yı yanlış bardakta ve yanlış zamanda içiyoruz. Bugün rakı için kullanılan bardaklar rakı bardağı değil, limonata bardağı..
Rakının  kalitesi için üç koşul önemli : Hammadde, damıtma sanatını ustalıkla kullanmak ve anasonun kalitesi.. Ancak, bu koşullar bir araya gelirse iyi rakı olur..Bugün piyasada kuru üzüm ve yaş üzüm rakıları birbirleriyle yarışıyor… Artık, melas alkolü daha az kullanılıyor..
Ünlü şair Hüseyin Rıfat bir dönem “Üzüm Kızı” markalı bir rakı üretmiştir. Ürettiği rakıların kontretileti üzerine kendi yazdığı şu şiir’i basmıştır..
O kadar tatlı ve hoştur ki rakım
İki zıkkımlanırım bir satarım.
Bunu takdir ederek her içenin
Canının üstüne canlar katarım!
Halis-üd-dem bir üzüm mahsulüdür,
Saf bir meydir, bunun bir şişesi
Derdi eksiltir; hele hergün içen
Kimsenin kalmaz gönül endişesi!
Bir görüşte namımı mirim, deme:
"Kim bu mahluk-ı acip, aya neci ?"
Bulamayınca şiiriyetten gıda
Oldum işte ben de bi meyhaneci!
 


8/10/2012
© 2010 keyifnotlari.com Tüm hakları saklıdır.

Yemek, şarap kültürü üzerine yazı, değerlendirme ve yorumların olduğu bir içeriğe sahip enogastronomi sitesidir.

Burada yer alan yazılar, değerlendirmeler ve yorumlar hiçbir markanın reklamına,tanıtımına yönelik değildir. Hiç kimseyi alkole özendirmeyi amaçlamaz. Yaşam biçimimiz olan yemek ve şarap kültürü üzerine özgürce düşüncelerimizi paylaştığımız enogastronomi düşünce platformdur.

Unutmayın ki: Bütün faydalı şeyler gibi alkollü içeceklerde fazla tüketildiğinde insan sağlığına zararlı olabilir.

alkol dostunuz değildir.