Boğa Kanı Yeniden Doğuyor

Boğa Kanı Yeniden Doğuyor

 

Belli bir yaşın üzerindeki Ankaralı şarapseverler Ankara’nın ve “Atatürk Orman Çiftliği’nin (AOÇ)” klasik şarabı “Boğa Kanı”nı çok iyi bilirler. Bugün arazisi üzerinde spekülasyon yapılan AOÇ, bilindiği gibi Atatürk tarafından 1925 yılında Türk halkına doğal, sağlıklı ürünler üretmeyi amaçlayarak kuruldu. Şarap yanında, bal, reçel, pekmez, salça, nar ekşisi, turşu, meyve suyu, süt ve süt ürünleri gibi oldukça geniş bir gıda ürünleri yelpazesine sahip.

Haziran başında AOÇ Şarap Fabrikası Müdürü, meslektaşım Aykut Muğla ile birlikteydik. Bir dönem, demode olan ve çağın gerisinde kalan üretim tesislerini özellikle 2008 yılından itibaren önemli ölçüde yenilediklerini anlattı. Eski beton tankların yerini paslanmaz çelik tanklar almış. Ona, hemen nostaljik şarap “Boğa Kanı”nı sordum. Etiketi yeniden dizayn edilmiş bir şişe “Boğa Kanı”nı mahzenden çıkarttı. Ancak, şarap tadımına geçmeden önce, fabrikanın ve “Boğa Kanı”nın öyküsü üzerine konuştuk.

AOÇ Şarap Fabrikası ilk ürününü 1929 yılında piyasaya sunmuş. Kayıtlara göre 1930 yılında bağ alanı 250 dönüm. 1929 yılında şarap üretimi yanında likör üretimine geçilmiş. O dönemde üretim kapasitesi çok düşük, sadece 2000 litre. 1940’lara gelindiğinde üretim hızla artmış ve önce 25 bin litreye, sonrasında çok büyük bir hamleyle 1943 yılında 500 bin litre kapasiteye ulaşılmış. Günümüzde üretim miktarı küçülmüş, yeni tesislerinde butik ölçekte “Ankara Şarabı”, “Kilis Altını”, “Ankara Altını”, “Şahaser”, “Çiftlik Altını”, “Narköy” ve “Boğa Kanı” gibi nostaljik markalarını daha küçük miktarda, yüksek kalitede üretmeyi hedefliyorlar.

“Boğa Kanı” şarabına gelince; etiketi yanında üzüm çeşidi de değişmiş. Eskiden, İzmir yakınlarındaki bağların “Alicante” ve “Grenache” üzümleriyle üretimi yapılan şarabın yerine “Cabernet Sauvignon”dan üretilen bir “Boğa Kanı” şarabı gelmiş. 2010 yılı üretimi oldukça başarılı. Gerçekten de rengi boğa kanına daha yaklaşmış. Koyu yakut renginde, baharat ve kırmızı meyve aromaları algılanan orta güçlü gövdede bir şarap ortaya çıkmış. Izgara etlerle uyumu iyi olabilecek bir şarap. Benim önerim ise üçlü bir harman. Diğer yandan, “Boğa Kanı” isminin Macarların 16. yüzyıldan beri “Kadarka” temel çeşit olmak üzere 13 farklı üzümden ürettikleri ünlü şarabı “Egri Bikaver”den (Bulls Blood of Bikaver) geldiğini belirtmeliyim. Büyük olasılıkla, “Boğa Kanı” ismi konulurken bu isimden etkilenilmiş.
“Egri Bikaver”in bizim tarihimizle de yakından ilgisi var. Macarların anlatımına göre Kanuni 1552 yılında Macaristan’daki Eger Kalesi’ni kuşattığında, bir grup Macar askeri kanlarının son damlasına kadar savaşmışlar. Kalede içilen kırmızı şarapların rengini boğa kanına benzetirlermiş.Böylelikle boğa kanı adı oluşmuş... Hikâye ne olursa olsun, AOÇ bu klasik şarabı daima yaşatmalı.


9/8/2011
Mesaj Gönder
© 2010 keyifnotlari.com Tüm hakları saklıdır.

Yemek, şarap kültürü üzerine yazı, değerlendirme ve yorumların olduğu bir içeriğe sahip enogastronomi sitesidir.

Burada yer alan yazılar, değerlendirmeler ve yorumlar hiçbir markanın reklamına,tanıtımına yönelik değildir. Hiç kimseyi alkole özendirmeyi amaçlamaz. Yaşam biçimimiz olan yemek ve şarap kültürü üzerine özgürce düşüncelerimizi paylaştığımız enogastronomi düşünce platformdur.

Unutmayın ki: Bütün faydalı şeyler gibi alkollü içeceklerde fazla tüketildiğinde insan sağlığına zararlı olabilir.

alkol dostunuz değildir.