1855 yılı Fransız Şarapçılığında Bir Dönüm Noktası Mıdır ?

1855 yılı Fransız Şarapçılığında Bir Dönüm Noktası Mıdır ?

Bu soruya cevap vermek için 1855 yılına ve biraz öncesine bakmakta yarar var. 1789 Fransız devriminden sonra Fransa oldukça kargaşalı, anarşik bir dönem geçirir. Kelleler kopar, kardeş kardeşi öldürür. Konsül meclisi oluşur, konsüllerden biri olan Napoleon Bonaparte önce kendini Cumhuriyetin başkanı seçtirir, arkasından imparator ilan eder. Sonrasında  kral yanlıları restorasyon dönemi denilen kraliyetin geri gelmesini sağlar, Louis Philippe tahta geçer. Fırtına durulmaz, Napoleon Bonaparte’ın yeğeni 3.Napoleon halkın oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı olur. O da amcası gibi kendisini imparator ilan eder ve Fransa’nın son imparatoru olarak tarihe geçer. 1855’te Fransa’da 3.Napoleon vardır. Türkiye’de ise Abdulmecid, İngiltere’ de kraliçe Viktoria  dönemidir. Müzikte Chaikowski, Franz Litsz, Verdi, Wagner; edebiyatta Dostoievski , Tolstoi , Baudelaire; resimde İngres , Delacroix, Gustave Courbet adından söz ettirmektedir. Kırım savaşı başlamış, Fransa, İngiltere ve Osmanlı birlikte Rusya’yı sıkıştırmaktadır. Komünist Manifesto ilan edilmiştir. İtalya’da Garibaldi İtalyan birliğini sağlamaya çalışmaktadır.
1851 yılında Londra’da Hyde Park’ta kurulan Kristal Saray’da 1.Dünya fuarı (evrensel fuar da denmektedir) yapılmış ve çok şaşalı olmuş, çok ses getirmiştir. O sırada tahtta olan 3. Napoleon ezeli Fransız, İngiliz rekabetinin de kışkırtması ile 2.Dünya fuarını 8955 yapacağını dünyaya duyurur ve tüm ülkeleri davet eder. Hazırlıklar başlar. Bugün Grand Palais – Petit Palais’nin bulunduğu Champs Elysee’de büyük bir sergi alanı inşası başlar. 4 senede yüzlerce işçinin yaralanması ve 6 işçinin ölümü ile ilan edilen tarihten 15 gün geç olarak 15 Mayıs’ta sergi açılır. 15 bin stand ve 25 ülke katılmıştır. 6 ay sürer. 5 milyon kişi ziyaret eder. O günün parası ile 8 milyon zarar edilir ama müthiş bir prestij  sağlanır. Fuara Kraliçe Victoria ve Albert’de  katılır. İlk asansör Hotel du Louvre’ da kullanılır. Fuarda çim biçme makinesi, çamaşır makinesi, otomobilin atası Lokomobil, Singer dikiş makinesi sergilenir. Amerikalılar konuşan bebek ve su üstünde duran betonarme gemi sergiler. Amerika ve Avrupa’yı birleştiren elektrik kablosu o yıl döşenmiştir. 3. Napoleon böylesine büyük bir fuar düzenlemeyi kafasına koyunca yeğeni Jerome Napoleon’u organizasyon için görevlendirir. Jerome bütün bölgelerin idari sorumlularına bir genelge yollayarak bölgenin sergilenmeye değer ürünlerinin isimlerini göndermelerini ister. Bütün bölgeler çalışmaya başlar.1854’te Bordeaux bazı ürünleri seçmiş ama henüz akıllarına şarap gelmemiştir.
1854 Aralık ayında bir vesile ile Champagne ve Bourgogne  bölgelerinin şarapla katılacakları kulaklarına gelir.
‘Biz niye şarap götürmüyoruz ?’ sorusu gündeme gelir. Tüm üreticilere gazete aracılığı ile davet çıkarıp ‘Katılmak istiyor musunuz? ‘ sorusunu sorar. Tamama yakını katılmak  istemektedir. Ancak sorun o noktada başlar. Hangi şaraplar sergilenecektir. Bunları kim seçecektir. En iyi tadımcıların zaten üreticide oldukları bilinmektedir. Onlar jüri olurlarsa kendi şaraplarını seçerler kaygısı ortaya çıkar. Zaten tadım sübjektiftir ve yanılma payı da vardır. O nedenle tartışmalar yoğunlaşır ve Mart 1855’e yani Dünya sergisi açılışına iki ay kala hala hangi şarapların gideceği belli değildir.
Sonunda Ticaret odasına başvurulur ve ‘Siz seçin’ denilir. Ticaret odası 1 ay içinde 18 Nisan’da listeyi hazırlar. Seçimleri çok kolay olmuştur. Zaten ellerinde yılların bilgi birikimi vardır. Son 10 yılının fıçı başına ortalama fiyatlarına göre 5 sınıf seçerler.
1.    Sınıfa 3000 Fransız frangın üzerinde satılan 5 şarap girer
2.    Sınıfa 2500 fr sınırı
3.    Sınıfa 2100 fr sınırı
4.    Sınıfa 1800 fr sınırı
5.    Sınıfa 1400 fr sınırı  çizilmiştir.
Böylece 1 grand  gc’ye 5 , 2.gc’‘ye 14, 3.gc’ye 14, 4. Gc’ye 10, 5.gc’ye 18 şarap girerek hisse adil olarak hazırlanmıştır.
Bu sınıflama bir daha hiç değişmeyecek bir liste olarak 160 senedir geçerliliğini korumaktadır. Önemli bir sınıflamadır. Çünkü Fransız şarapçılığına bir mihenk taşı sağlar. Kalite, fiyat, teruar ve prestij göstergesidir. Üretici hep daha iyinin peşinde koşmak zorundadır ama karşılığında alacağının bilinci içinde bir koşturmadır bu. 1 grand Cu’ ler dünyanın her yerinde piyasaya çıkmadan binlerce euro’ya alıcısını bulmaktadırlar.Bu sınıflama 160 yıl içinde 3 kez delinmiştir.1856’da yanlışlıkla  Cantemaile 5.grand cru olarak listeye girer . 1973 de Mounttain Rothschild 2 grand cru  da 1.grand cru ye terfi eder. Bu olay Jacques Chirac ‘ın Baron de Rotschild ‘ın çok yakın arkadaşı olmasına bağlanır. 3 düzenleme Chateau Malecot ‘nun  Chateau Dubignon‘un bünyesine katması ile gerçekleşir. 1grand cru  ler 5 büyükler olarak bilinir. Mouton , Lafite, Latour, Margaux ve Haut Brion olarak sıralanırÜstteki 61 şarabın 60 tanesi  MEDOC  olup, bu sınıflandırma MEDOC sınıflandırması veya sağ yaka sınıflandırması olarak da anılır. Sol yaka yani Saint  Emilion-Pomerol sınıflandırması tam 100 yıl sonra yapılabilmiştir. Her 10 senede bir yeniden düzenlenmesi kararlaştırılmıştır ama 2006 yılı seçimleri mahkemede bitmiştir. Mahkeme kararı 2012’de çıkmıştır. Sol yakanın gecikmesinde o bölgeye ulaşımının zor olması ve dolayısı ile şaraplarının değerinin geç anlaşılması neden olarak gösterilmektedir.

1855 Sınıflanmasından Önceki Sınıflamalar
Biraz Bordeaux bölge şarapçılık tarihine ve şarap ticareti tarihine göz atalım isterseniz.Bordeaux yüzyıllarca Akdeniz bölgesinden gelen şarapların dünyaya dağıtım noktası olmuş, bağlar Roma istilası sırasında Romalı askerlerin şarap ihtiyaçlarını  karşılamak üzere dikilmeye başlanmıştır ve çok iyi sonuçlar alınmasının görülmesi üzerine tüm Fransa’ya yayılmıştır.Bordeaux 1100-1453 arası İngiliz hakimiyeti altında İngiliz toprağıdır. İngilizler Bodeaux’dan geçen şaraplardan vergi alır ve bu şarapların geçişine tüm Bordeaux şarapları satıldıktan sonra izin verir. En iyi Bordeaux şaraplarını da İngiltere ‘ye gönderirler.1453’te Bordeaux yeniden Fransız olur. Fransa toprakları almışı ama en  iyi şarap müşterisini de kaybetmiştir. Ancak yıllar içinde İngilizlerin Fransız şaraplarından vazgeçmeyecekleri anlaşılır. İngilizlerin GRAVES bölgesinin Claret denilen şarapları severler ve Bordeaux şarapları için hiç bir fedakarlıktan kaçınmazlar. Claret şaraplar Graves bölgesinde kırmızı ve beyaz üzümlerin karışımından yapılan ince açık kırmızı renkte şaraplardır. İngilizlerin Chateau Haut- Brion’a karşı aşırı bir düşkünlükleri vardır. Chateau Haut-Brion’un sahibi Arnaud de Pontac bunun bilinciyle Londra’da “Pontac’s Head” adlı tavernayı kurar ve adını Fransa dışına  taşır.600’lü yıllarda Bordeaux bölgesine yaptığı gezi sırasında ünlü ingiliz filozof, doktor ve şarapsever John Locke ingilizlerin Bordeaux şarap düşkünlüklerini şöyle ifade eder;“Biz ingilizler çok ilginç bir milletiz, güzel şaraplar uğruna kendimizi kazıklatmaya razı geliyoruz. Bir kaç yıl önce 50-60 kurona aldığımız bir fıçı şaraba 100 kuron vermekten kaçınmayarak piyasayı kendi aleyhimize yükseltiyoruz.” Tabii ki İngilizlerin Bordeaux şarap düşkünlükleri azalmamıştır ama piyasadan bir süre çekilmişlerdir. İngilizlerden boşalan piyasayı o sırada dünyanın 1 numaralı ekonomik gücü kabul edilen Hollanda doldurur. Çok miktarda şarap satın almaya başlarlar sadece kendi tükettiklerini değil, dünyaya satacaklarını da Bordeaux bölgesinden seçerler. Ancak kaliteli şaraplardan çok ucuz şarapların peşindedirler. Kendi ülkeleri için tatlı beyazları alırlarken dünyaya satmak üzere güçlü gövdeli “vin noir veya Palus” dedikleri uzun ömürlü şarapları aramaktadırlar. O yıllarda henüz şarap saklama koşulları konusundaki bilgiler yetersizdir.Şarap piyasasını Negosian denilen aracılar ve kurtiye denilen komisyoncular yönetmektedir. Üreticiler satış ve dağıtım ile uğraşmamaktadır. Bugün de durum böyle.İngiliz- Hollandalı şarap tüccarları, üreticiler, negosianlar, arz-talep dengeleri yüzyıllar içinde şarap piyasasının oturmasını sağlar.Negosianlar üreticilerin yüksek paralar istediklerinden yakınırlarken, üreticiler de negosianların kendilerinin zayıf anlarını kollayarak şarapları ucuza kapatmaya çalıştıklarını düşünmektedirler. Bu ilişkiler içinde ve yüzyıllar boyunca bölgede şatoların her birinin aşağı yukarı ortalama fiyatları oluşmuştur.

Sınıflandırmadan Önce Sınıflandırma
Yüzyıllar boyunca bu fiyatların oturması sırsında birkaç sınıflandırma çabası olmuştur. Bu çabalarla 1855 yılına gelinmiştir. Bu çalışmalara göz atarsak ilk sırada “1647 olayı” dikkatimizi çeker.1647 yılında Avrupa’da buğday kıtlığı oluşmuş. Bira üretimi durmuştur. Fransız şarapçılara da gün doğmuştur. Ancak Bordeaux bölgesinin fiyat tesbit komitesi Belediye başkanı başkanlığında her yıl 29 Eylül Saint Michel gününden önce bölgeler ve şatolara göre bir fiyat belirlemesi yapmakta bu fiyatlara göre önce Bordaux şarapları satılmakta diğer bölge şarapları sıralarını beklemektedirler.Bu 1647 yılında tam o tarihlerde Belediye başkanı ortalıktan kaybolmuş ve 29 eylül’de fiyatlar belirlenememiştir. Diğer bölge şaraplarının satılma günleri yaklaşmakta ama hala Belediye başkanı bulunamamaktadır. Bunun üzerine hakimler, üst düzey yöneticiler ve üretici temsilciler başkanı beklemeden toplanmaya karar verirler. “Jurad” adı verilen bu komite dier bölge satışlarının açılmasından kısa bir süre önce ekim ayının sonlarına doğru fiyatları bölgeler göre belirlerler.  bu sınıflama “ Jurad sınıflandırması” adı altında şarapçılık tarihine ilk sınıflandırma olarak geçer. Bu sınıflandırmada İngilizlerin rağbet ettikleri bazı şatolar ön plana çıkarlar. 1740 yılında Bordeaux ticaret odası da bu kez fiyatları göz önüne alan ikinci bir sınıflandırma yapar. 1786’da Kral Georges Bordeaux da şarap pazarlığı yapmak üzere William Eden i görevlendirir. Eden Bordeaux ya geldiğinde elinde yıllar boyunca birikmiş fiyat ve kalite bilgileri vardır. Bu bilgiler üzerinden kendine göre bir sınıflandırma yapmıştır.  Bundan bir yıl sonra daha sonra Amerikan başkanı olacak, dönemin Amerikan büyükelçisi Thomas Jefferson Bordeaux bölgesine inceleme gezisine gelir. Gerçek bir şarapseverdir ve bu konuda çok bilgilidir. Elinde  çok ayrıntılı bilgiler vardır. O da Bordeaux’da uzunca süre kalır ve kendine göre bir sınıflandırma yapar. Jefferson sınıflandırması bölgelere göredir. 1855’ten önceki son sınıflandırmayı William Franc yapar. Şarapları şato ve bölge adlarına göre değil de üreticilerin adlarına göre yapar.
Sonuç olarak; 1855 yılı fransız şarapçılığında bir dönüm noktası değildir. Sadece yüzyıllık birikimin tescilidir. Kalite, terruar (iklim-toprak ilişkisi), bilgi birikimi, prestij, fiyat, topografi gibi özelliklerin ifadesidir.

Not:
Cru= terroir
terroir= toprak, iklim, topografi, know-how ve kalite fiyat prestij    


2/28/2016
Mesaj Gönder
© 2010 keyifnotlari.com Tüm hakları saklıdır.

Yemek, şarap kültürü üzerine yazı, değerlendirme ve yorumların olduğu bir içeriğe sahip enogastronomi sitesidir.

Burada yer alan yazılar, değerlendirmeler ve yorumlar hiçbir markanın reklamına,tanıtımına yönelik değildir. Hiç kimseyi alkole özendirmeyi amaçlamaz. Yaşam biçimimiz olan yemek ve şarap kültürü üzerine özgürce düşüncelerimizi paylaştığımız enogastronomi düşünce platformdur.

Unutmayın ki: Bütün faydalı şeyler gibi alkollü içeceklerde fazla tüketildiğinde insan sağlığına zararlı olabilir.

alkol dostunuz değildir.